• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa arrow Yöremize Özel arrow Cimil Meyveleri
Cimil Meyveleri PDF Yazdır E-posta
Yazar oguzhan KAPLAN   
Monday, 09 August 2004
ImageYöremizin meyvelerinden olan maruk , zoh ve digerlerini tatmak için hiçbir kimsenin cimile gitmesine gerek yok bu bölümde bu lezzeti tadacağınızdan ve insan üzerindeki faydalarını öğrenmek isteyeceginizi düşünüyorum.

Yaban mersininin insan sağlığı ile beslenmesi üzerine yararları ile ilgili dünya çapındaki bilimsel dergilerde yüzlerce araştırma makalesi yayınlanmıştır. Yapılan araştırmalarda bir bardak Yaban mersini meyvesinin 145 gram geldiği ve 21 gram Karbonhidrat, 1 gram protein, 0,5 gram yağ, 19 miligram C-VİTAMİNİ, 145 IU A- VİTAMİNİ ve 85 KALORİ içerdiği belirtilmektedir. Ayrıca, 100 gram yenilebilir Yaban mersininin %83’ünün su, %0.7’sinin protein, %0.5’inin yağ, %15’inin karbonhidrat, %1.5’unun lif olduğu ve 62 kalori sağladığı saptanmıştır. Mineral ve vitaminlerce zengin olan yaban mersini sodyum içermezken potİnsan sağlığı açısından da çok yararlı olan LİKAPA’nın aşağıdaki özellikle sahip olduğu bilimsel araştırmalarla ortaya konulmuştur

.SAĞLIĞIMIZA YARARLARI
Yaprak ve kuru meyvelerinden yapılan çay ishal giderici özellik taşımaktadır.
Maruk çayının bayanlarda özel günlerin etkisini azalttığı ve düzene sokmaktadır.
Maruk çayının idrar yolu enfeksiyonlarında antibiyotik etkisi göstermektedir.
Kansere karşı vücudu koruyan enzimleri aktive etmektedir.
Anti kanserojen ve antioksidan özelliğe sahiptir.
Yağlı bileşiklerin vücuttan atılmasını sağlar.
Taze olarak yenildiğinde kanı temizler.
Besleyici olmasına rağmen kalori ve sodyum içeriği düşüktür.
Kan şekerini düşürür
Bağırsak metabolizmasını düzenleyen lifli özelliği vardır.
Kan kolesterolünü düşürür

Kalp krizi riskini azaltır.
Gece görüş kabiliyetini artırır.
HIV VİRÜSÜNÜN tekrarlanmasını azaltır.
Damar elastikliği ve gözlerin geçirgenliğini artırır
Vücutta biyoaktif madde olarak kullanılan polifenoller, aktokyaninler, flavanoller ve tanenlerce zengindir.
Kansere karşı savaşan ELLAGIC-ASİT içeriği oldukça yüksektir.
Diyetlerin sağlıklı ve çok değerli bir parçasıdır.
Göz yorgunluğunu giderir, miyopluk ve şeker hastalığından kaynaklanan görme bozukluklarını engeller. Kamaşma, kılcal damar çatlaması ve gece körlüğünü ortadan kaldırır.
Kabızlık, bulantı, mide kramplarını ve ülseri önler.
Damar sertliği oluşumunu engeller.
Varis ve basur’u (hemoroit) iyileştirir.
Sakinleştirici özelliği vardır.
Ağız içi yaralarını iyileştirir.

KUŞBURNU

Şehir yaşamına son yıllarda giren kuşburnu, aslında Anadolu'da çok bilinen ve tüketilen bir bitki. Özellikle Karadeniz'de yetişen kuşburnunun, Gümüşhane'de adına festivaller düzenleniyor. Büyük şehirlerde ise daha çok çay olarak tüketiliyor. Boya sanayiinden gıdaya, peyzajdan erozyona kadar pek çok alanda kullanılan, çok amaçlı bir bitki
Önce bir vitamin deposu olma özelliklerinden söz edelim. Portakalın C vitamini deposu Imageolduğunu biliyoruz. Kuşburnunda bulunan C vitamini portakaldan kat kat fazla. (100 gramında 500-1700 mg).
C vitamininin yanı sıra A, B1, B2, K, P vitaminleri ile, protein, mineraller, potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor, meyve asitleri ve şeker bulunuyor. Çekirdeğinde ise vanilin var.
Kuşburnu, enfeksiyonlara ve soğuk algınlığına karşı, bedenin savunma sistemlerini güçlendirir. Genel güçsüzlüklere ve yorgunluklara karşı kullanılabilir.

Besleyici ve güçlendirici, hafif müshil, hafif idrar söktürücü özelliği var. Kabızlık ve safrakesesi, böbrek ve mesane rahatsızlıklarında rahatlık sağlıyor. Ayrıca, böbreküstü bezlerini çok olumlu etkileyerek önemli hormonların üretimine destek sağladığı bilimsel olarak kanıtlanmış.

Yara iyileştirici ve kanı temizleyici özelliği var. Böbrek ve idrar yolu taşları ve kumlarında, kanlı idrarda, gut hastalığında, soğuk algınlığı ve gripte, bitkinlik durumlarında, rahim kanamasında, mide kramplarında, yanıklarda, yaralarda, yağlı yemeklere karşı duyarlılık durumlarında kullanılıyor.

Kan yapıcı, tansiyon düzenleyici, vücudun hastalıklara karşı direncini artırma gibi özelliklerinin yanı sıra kuşburnu; hemaroid ve ülser gibi hastalıklarda da yararlı oluyor. Şeker hastalarının kullanması öneriliyor.

Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostu. Ve düzenli kuşburnu tüketmek selüliti engelliyor.

Kuşburnu, A vitamini ve karotenoidler içermesi nedeniyle, gece körlüğü ve diğer göz problemlerinin yanı sıra akne gibi bazı cilt bozukluklarını önler, bağışıklığı artırır, kansere karşı koruyucu etki gösterir. İçerdiği B1 Vitamini; Kan oluşumuna yardımcı olur. Kavrama yeteneği ve beyin fonksiyonlarını geliştirir. Enerji, büyüme ve öğrenme kapasitesi üzerinde olumlu etkileri vardır. Vücudu yaşlanmanın, sigara ve alkolün zararlı etkilerine karşı korur. C Vitamini ise, dokuların gelişimi ve tamiri için gereklidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir

Cimil meralarında yetişen çiğ yada pişmiş olarak yöre insanları tarafından yenilen otlar.

Sinç Otu : Köyün her merasında olur. Çok tatlı ve sütü bol bir ottur. Yaprakları dar ve uzundur. Yılan diline benzer çiçekleri sarı ve beyazdır.
Tıtırcık Otu : İki çeşiti vardır. Kırmızımtrak ve yeşildir. Tadı ekşidir. Bazı yerlerde boya işlerinde kullanılır.
Gocuk Otu : Su kenarlarında, ormanlık kesimlerde yetişir. Tadı bildiğimiz marula benzer.
Gurgof Otu : Gocuk otunun başka bir benzeridir. Gocuk otu tadındadır.
Golbol Otu : Ormanlık arazide yetişir. Tadı marul gibidir.
Süt Dikeni : Dağlık kısımlarda yetişir. Tatlı bir besin kaynağıdır.
İnce Diken : Çayırlarda yetişen bir ottur. Çok hoş bir tadı vardır.
Dağçayı Otu : Dağların heryerinde yetişir. Çok nefis bir tadı vardır. Ihlamur gibi kaynatılarak içilir.
Kekik Otu : Şifalı olan bu otu, köyümüz halkından bazıları bile bilememektedir. Duvar diplerinde yetişir.
Dağ Soğanı : Hem taze yenir hem de kurutularak kışın yemeklerde kullanılır.

Godim (Su Teresi) : Su kenarlarında yetişir. Sayısız şifaları vardır. Tadı çok hafif acıdır. Taze olarak yenir.
Pardiç Otu : Baklagillerdendir. Çiçekleri kırmızı iken veya olgunlaşınca yenir.
Gunduk Otu : Duvarlar arasında yetişir. Havuca benzer bir tadı vardır. Havuçgillerdendir.
Tavarcık Otu : Çayırda yetişen acımsı bir ottur.
Gahincor Otu : Kayalık yerlerde yetişir. Kaynana diline benzer, tadı mayhoştur.
Kürtğolbolu Otu : Tadı marula benzer.
Yaban Hıyarı : Çok şifalı bir bitkidir. Hekimlikte kullanılır.
Pişmancık : Kumsal topraklarda yetişir. Yaban hıyarına benzer.
Yer Yumrusu : Çakıl yerlerde yetişir. Patatese benzer.Topraktan çıkarıldığı zaman soyulmuş gibidir. Tatlıdır. Bu saydıklarımız çiğ olarak yenen otlardır. Gozmancık (Salep) : Toprak altında yetişir. Köyün her yöresinde bulunur. Çok şifalı bir besindir. Çobanlar kazma ile çıkarırlar

KARAYEMİŞ

ImageKaradeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü akademisyenleri tarafından karayemiş üzerinde yapılan araştırmalarda bu meyvenin antioksidan içerdiği ve kanser tedavisinde etkili olduğu belirlendi. Yapılan bilimsel çalışmalarda, adeta insülin görevi görmesi bakımından da başta şeker hastalığı gibi birçok hastalığa iyi geldiği belirlenen karayemiş, üreme hormonlarını geliştirme, sindirim düzenleme, demir eksikliğini giderme ve prostat problemlerini önleme gibi birçok hastalığın tedavisinde önemli rol oynuyor.


Araştırma sonucu 1 kilogram karayemişte 2 bin 215 ml potasyum, 55 ml sodyum, 179 ml magnezyum, 153 ml kalsiyum, 0.9 ml bakır, 1.9 ml çinko, 8.3 ml demir ve 24.2 ml mangan tespit edildi. Karayemişteki antioksidan kapasite ve aktivitelerinin belirlendiği çalışmada sulu çözentide oldukça yüksek miktarlarda çıkan antioksidan maddeler saptandı. Buna karşın bakır ve çinko gibi ağır ve zararlı maddelerin çok düşük miktarlarda olduğu tespit edildi. Karayemişten elde edilen antioksidanların, vücudu oksidanların zararlı etkilerine karşı koruduğu, alzheimer, diyabet, doku ve cilt hastalıklarına karşı fayda sağladığı kaydedildi. Vücutta hücre yenilenmesini sağlayarak kansere karşı etkili olduğu belirlenen karayemişin ilaç ve gıda endüstrisinde kullanılması için çalışmalar yapılıyor.

karayemiş 'in faydaları


Hemoroide iyi gelir,
İdrar söktürür,
Sigaraya karşı isteksizlik doğurur,
Mide ülseri ve barsak tembelliğini giderir,
Özsu’yu egzamaya yarar,
Meyveler çekirdekleri ile toz edildikten sonra balla karıştırılır, bronşite iyi gelir.
Yaprakları çiçek açma döneminde zehirlidir. Gelişmesini tamamlayan taze yaprakları elle toplanır. Destile edilerek eczacılıkta kullanılan Laura Cerasin maddesi elde edilir. Bazı ilaçlara tat ve koku (kremlerde) verici olarak kullanılır.
Yaprağın bileşimi; glikoz, tanen, kalsiyum oksalat, emulsin (enzim), prulaurasin (glikozid), benzoik asit, siyanidrik asittir (zehirlidir, çekirdekte de bulunur, yapraktan elde edilen su fazla kullanılırsa; baş dönmesi, kusma, karın ağrısı yapar)
Taş düşürücüdür,
Spazm çözücüdür (bronş ve sindirim sistemi),
Sakinleştiricidir (astım, sinirsel öksürük),
Uyku vericidir,
Kalp çarpıntısını gidermek ve kan şekerini düşürmek için kullanılır,
Karayemiş, zengin antioksidan bileşenleri sayesinde birçok hastalığın oluşumu ve gelişmesini önlemesinde faydalı. Bu anlamda karayemiş tüketiminin fayda sağlayacağı hastalıkların başında, alzheimer, diyabet, doku ve cilt hastalıkları, kanser, kalp-damar hastalıkları ve romatizmal hastalıklar geliyor. Karayemişin antioksidan özelliğiyle aynı zamanda yaşın ilerlemesiyle vücutta meydana gelen oksidaf zarar azalıyor, yaşlanma da gecikiyor

ZOH( BÖĞÜRTLEN)

BESİN DEĞERLERİ
Image100 gr. taze böğürtlenin içerdiği besin değerleri şunlardır: 58 kalori; 1,2 gr. protein; 12,9 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,9 gr. yağ; 4,1 gr. lif: 19 mgr. fosfor; 32 mgr. kalsiyum; 0,9 mgr. demir; l mgr. sodyum; 170 mgr. potasyum; 200 IU A vitamini; 0,03 mgr. B1 vitamini; 0,04 mgr. B2 vitamini; 0,4 mgr. B3 vitamini ve 21 mgr. C vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda sayılan besin değerlerinin yanı sıra;

* Böğürtlenin doku ve damar büzücü etkisi vardır: Bu etkisiyle diyareyi keser, peklik verir.

* İdrar söktürücüdür.

* Bedeni güçlendirici toniktir.

* Kadınlarda aybaşı dönemlerinde aşın kan gelişini önler.

* Gebe kadınlarda sırt kaslarını güçlendirir

Bütün bu etkileri sağlamak üzere böğürtlenin körpe ya da gölge ve havadar bir yerde kurutulmuş yaprakları bitkinin meyveleriyle karıştırılır. Bu karışımdan 3 tatlı kaşığı alınıp üzerine l bardak kaynar su dökülür. 20 dakika süreyle demlendirilerek elde edilen infüzyon günde üç kez birer bardak içilir.

Böğürtlen ağız yaraları, dişeti kanamaları ve boğaz enfeksiyonlarına iyi gelir: Bunun için de, yukarıda hazırlanışı verilen infüzyonla günde üç-dört kez derin gargara yapılır.

Böğürtlen ciltteki ağrı ve yangıları hafifletir, yara iyileştirici etkiler taşır; hafif yanıklara iyi gelir, hemoroitin tedavisinde etkili olur: Bu etkileri sağlamak için böğürtlenin körpe yaprakları ezilerek bir yara lapası hazırlanır. Bu lapa şikâyet edilen yerlere dıştan uygulanır.

Son Güncelleme ( Tuesday, 25 March 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
 

Şu Anda Aktif Kullanıcı

Üye Bağlı Değil

oguzhan KAPLAN


Cimilin: Ortaköy

Cinsiyet: Bay

Kayıtlı kullanıcı

501 Kayıtlı
0 Bugün
0 Bu hafta
0 Bu ay
En son: hceliker
site statistics

üye Giris Paneli

Hoşgeldin cimilli sitemize ücretsiz üye olabilir ve üyelere tanınan ayrıcalıklardan faydalanabilirsin.Üye iseniz lütfen giriş yapınız.

Tavsiye Linkler

Web Tasarım

CB Workflows

Bu kaynağı görmek için yetkilendirilmemişsiniz.
Giriş yapmanız gerekiyor.

İstatistikler

Üyeler: 501
Haberler: 105
Web Bağlantıları: 3

Anketler Oyla

Radyomuz Lim10fm'i nasıl buldunuz?